Oğuz – Melanous

Bugün birkaç gençle muhabbete tutuştuk parkta. Ben anlattım, onlar dinledi.

Uzun bir zaman öncesine kadar yel değirmenleri ile çevrilmiş halde olan dünyamın büyük beton binalar ve onların neon ışıklandırmaları ile çevrili olduğunu anlatacak değildim tabii ki onlara. Hiç yazmadığım romanımdan bahsettim ballandıra ballandıra. Söylediğim her şeyi tekrar söyleyebilecek güçte olduğum zamanlarımdan bahsettim. Onlar kendi aralarında şakalaşa dursunlar, onların yaşında bir çocuğum olduğundan bahsettim. Bakmayın sakin durduğuma, çok fırtınalardan sağ sağlim çıktı bu ihtiyar kaptan dedim kendimi göstererek. Onlar bilemediler tabii o fırtınaların hiçbirine korkumdan yanaşamadığımı. Uzaktan gördüm onları ben. İçlerine girilesi gibi değildi. Diğer kaptan arkadaşlarımın söylediğine göre fırtınalar onları içine almış. Oysa mantıklı olan bir kaptan bunlardan nasıl uzak duracağını bilirdi. Velhasılı kelam ben de öyle yaptım. Güvenli bir limandan izlediğim fırtınaların hiç yaşanmamış kahramanlıklarını anlattım onlara. Benim oğlan pek severdi bu hikayeleri. 5 yıldır görmüyorum kendisini. Annesi iyi bakıyordur herhalde.

Tüm bu fırtınalardan uzak hayatım, tüm bu anlattığım uydurma kahramanlık hikayeleri, tüm bu yaşanmamış maceralar sonunda kaybettiğim coşkumu son bir maceraya girerek sonlandırmak niyetindeyim.

Tüm içine girilmemiş fırtınalara, anlattığım tüm o kahramanlık hikayelerine borçluyum bunu.

Son defa, ilk defa, bir fırtınanın ortasına dalacağım gözüm kapalı.

Bu ihtiyarın mezarı da hayatı da okyanusun dibindedir

Reklamlar

De ki işte:

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s