23 Yaş

Hayatta bir 18 yaş şahlanması var bir de 23 yaş kırılması. Sonrasındaki kritik dönemeç ise 27 yaş olacaktır sanırım. Bir sonraki de 35’dir muhtemelen.

35’ine gelip de hayal ettiği şeyleri başaramamış adam mutsuzluğu diye birşey vardır en nihayetinde. (Orta yaşa giriyor olmanın bunalımından hiç bahsetmiyorum bile.)
Bir de 18-23 yaş arası gençlerin hodbinliği, çok bilmişliği var ki evlerden ırak. Boş tenekeye düşen taşın çok ses çıkarması misali okudukları yazarlar, izledikleri filmlerin yönetmenleri ağızlarından düşmez, adeta bayraklaştırırlar. Sonrasında teneke doldukça çıkan gürültü azalacaktır.

23 yaş kırılmasından bahsetmek niyetindeyim. Hani şu üniversiteden mezun olduğunuz, ve yeterince çalıştıysanız yıllardır hedeflediğiniz mesleğin sahibi olduğunuz, iş hayatının gerçekleriyle yüzleşmeye başladığınız yaş. Hani o gerçekleştirebilecek güçte olduğunuz ancak henüz gerçekleştirmediğiniz ne idüğü belirsiz hayallerin 8-5 mesaisi arasında ezildiği dönemin başlangıcı. Kazandığınız para tatlı. Hayatınıza yerleşen düzen ve belirlilik yorucu olsa da huzur dolu.

Vehasılı kelam sanırım huzur, belirlilik, mutluluk, rahatlık fazla geliyor bana. Bir taraftan ‘mutlusun huzurlusun kaşınma’ diyen iç sesime rağmen hayatımın belirsizlik ve sıkıntıyla dolu olmasını kendime layık görüyorum. Her an her istediğim yere gidebilecek durumda olmalıyım mesela -hiç gitmeyecek olsam dahi-. Hiçbir yerde kök salmamalıyım bunun için belki de.

“Life begins at the end of your comfort zone” demiş birileri en nihayetinde.

Reklamlar

“23 Yaş” için 5 yorum

  1. “Hani o gerçekleştirebilecek güçte olduğunuz ancak henüz gerçekleştirmediğiniz ne idüğü belirsiz hayallerin 8-5 mesaisi arasında ezildiği dönemin başlangıcı.” Insan bir şekilde yerleşiyor bu aralığa, maalesef! Sistemin kıskacı öyle ya da böyle yakalıyor paçamızı, hep bir yerde, yolda olma haliyle oturup kalmak duvarların arasında. Sonra, zamanla, az az soluk almayı öğreniyorsun. Çok az, hani nefesi sıkışır insanın bir türlü derin içine çekemez, göğsüne ağrı saplanır ama küçük belli belirsiz solukları almayı da öğrenir bu arada, tam da öyle birşey. Gün geçtikçe, eğer Jemand’ın söylediği gibi aile, çocuk vs gibi sorumlulukları erkence yüklenmemişsek, solukları daha büyük almayı, sistemin kaçaklarından dışarı sızmayı öğreniyor insan. Ritmi, döngüyü, kendini ve dışındakileri sorgulaması bitmiyor, hele de ruhu bu düzene göre ayar edilmemiş, mutantsa hiç! Yıllardır o aralıkta kıstırılmış ve epey bir zamandır derin soluklar almayı becerebildiğini sanan mutant bir ruh olarak derim ki: ‘göğe bakma”yı unutmamalı zira sistemin kaçaklarından dışarı sızılabilen geçişlerden biri orada. Sevgiyle…

    Beğen

De ki işte:

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s