Gökanlam i – Edip Cansever

hani nerde o yalancı kadınlar
söyleşen kapı önlerinde -kalın erik kokusu
bembeyaz örtülerde çürümüş karanlıklar
sızıp da köşelerden ve yağmur sularından
dökülen taşlıklara esmer, selçuki
onlar, o hiçbir şeyden yapılmamış adamlar.

gecelerden sabaha usulca kanayanlar
üşümüş, yorgun ve bütün gün adres soranlar
hangi telefonu açsalar gökyüzü
hangi telefonu açsalar gökyüzü
ya da aç bir kuş sürüsü onları boşuna kollar
çünkü onlar ki yalnız kendilerinde gömülü
yüzlerinde dağa çıkmışların yüzü var.

giderler, gelirler ve asıl gök kıvamındalar
her şey bu sıkıntı vakti için ve pullar
posta mühürleri, burçlar – bir gün hiç satın almadığımız kır
menekşeleri –
o limonlu votkalar, yerine asılmamış şapkalar
sanki hiç açmayacak bir erguvanın
yaşamsız, loş erguvanlığında
upuzun bir yolculukta, bir tanrı kılığında
içimizden biridir, yakın olmayan şeyleri ufalar

onlar, o hiçbir şeyden yapılmamış adamlar.
üşümüş, yorgun ve bütün gün adres soranlar.

Reklamlar

“Gökanlam i – Edip Cansever” için bir yorum

  1. Hepsi ayrı güzel…
    Gökanlam ‘ların

    “hangi telefonu açsalar gökyüzü
    hangi telefonu açsalar gökyüzü”

    ***********************
    “sanki böyle kalmışsak ne çıkar karanlıkta
    yaşarız yaşanırsa azıcık ayrıntılarda
    sen sıkıntı mavi ve uzun
    boşalan bardakları bir daha ve bir daha doldurduğumuzun.”
    diyor gökanlam II ‘de
    pek bir güzel diyor…

    Beğen

De ki işte:

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s