#Video | Hrant İçin Adalet İçin (For Hrant for Justice)

Reklamlar

“#Video | Hrant İçin Adalet İçin (For Hrant for Justice)” için 2 yorum

  1. telefonunu ve adını ver bana lütfen.
    melanous diye de belirt.
    iyi bi şey yapıyosun.
    ben de iyi bi şey yapıyorum
    karşı karşıya olmamız saçma
    yanyana olmamız gerekiyor
    bunu çoktan yapardım
    ama yorum olarak yazdım sana, aşk beni şeytanla ve ölümcül günahlarla tanıştırdı, tanrıya o kadar kızgındım ki, kana kana içtim,
    bak şöyle anlatayım, 4 yıl önce en dibinde, mastırbasyon yaptıktan sonra yorgana boşalıyordum, siyah bir yorganım vardı ve siyah yeri kalmamıştı iki ayda, ailemle yaşıyorum, annem var, annem varken, hoş bir şey olduğu için yazmıyorum ama neden nahoş olduğu da tartışılır, altı aylık bir ataktı, sırf rahatsızlık vermesin diye dikkat ederim bazı şeylere ama burada bambaşka derinden bir isyanı yaşadım, ne önemli ne önemsiz, çok şey öğretti bana (başkalarını salla, dedim ya normal koşullara uyarım, bu beni bozmaz, öğrendiğim şey; benim önem verip vermememle ilgiliydi, başkalarından kendine algıladığın şeyden bahsediyorum, çünkü bu özünde senin iraden dışında gelişebilecek kümeyi temsil eder, edilgen olduğun kısmı, bak işte burada insan tamamlanıyor, etken olduğun kısımdan ferâgat bile edebilirsin, ama diğeriyle ilgili bir negatif sınırı belirlemek gerekiyor,,,

    en azından,,,

    özünde hak mücadelesi yapıyoruz,,,

    tanrıya,,,
    topluma
    ve insana karşı,,,

    düşünüp bir sonuca varamamak da çok asil bir davranış ve postmodernlerin katkısıdır; “sonuç” yerine, “sonuç yerine” yazmak,,, konu insan, bir sonuca varamasak da sonuca yaklaşmak zorundayız, ben diyorum ki, virgülün solu tam, sağı sonsuz küsuratlıdır,,, o tam sayı da dile gelmez çünkü 1’le 0 arasındaki tamsayıdır,,,

    Bu arada çok düşündüm esmer insan, müdahale fikri üzerine, açıkça çok sorunlu bir kavram, tüm modernliğin dünyaya müdahalesi kritik bir eşiğe getirdi dünyayı, ilerleme adına da meşru görüldü hep, marx bile bunu görememiştir, uygarlıktan geri çekilmek zorundayız, sen düzlemi belirlemişsin, objektif olarak yakın bir düzlemdeyiz, o zaman bir bağlama oturtalım, buna postmodern bir savunma ya da kaçış yapamazsın, bir iççelişki yaşamadan yapamazsın, çünkü bu durumda bu blogun burada olmaması gerekirdi, çok rahat bir şekilde harddiskinde yüklü bir kişisel birikim olması gerekirdi, yanılıyor muyum, aşk saikinin seni tetiklediği belli, aynı tetiği yedik, ama garip bir şekilde yazgımız o (bu) kişisel tatminin ötesine bıraktı bizi,,,

    burada kilit sözcük hiyerarşi değil otorite, sosyalizm totaliter yapısı nedeniyle anarşizm tarafından sorgulanırken tıpkı terkedilmiş ya da ihanete uğramış bir aşık gibi (bizim gibi) aşırı bir uca vardı,,, otoriteyi yadsımaya yönelik,,, halbuki gerçeğin ve hakikatin otoritesi autodur,,, basitçe özneyi (insanı) katalım içine,,, burada otoritenin yadsınmasını değil meşruiyetini açıklayabilirsek terimi insanlığın hanesine yazarız,,, meşruiyeti rıza verir,,, bu bakımdan öğretmenin öğrencisine ve doktorun hastasına karşı otoritesini örnek olarak vermeliyim,,, rızadan sonra akış tek yönlüdür (bunu da kapsayabilir anlamında))) ancak edilgen olan tarafın rızası manipüle edilebildiği için bunu normatif olarak belirlemeye yöneliyoruz, buna da etik denir, otoritenin nesnel meşruiyetini kurmak demek bu, her işleminde öznenin katılımını da şart koyarak,,, demek ki senle benim temel eksenimiz, sadece sanatsal ifade değil etik,,, bir akıl yürütme daha: konsepte aykırı şeyi etik bulmadığın için konsepte aykırı davranmıyorsun, konseptin kendinde anlamı tıpkı şı postmodern sanat buhranı gibi saçma bir şey,,, arzu diye bir şey olamz, tıkı bilinç gibi bir şeyin olamayacağı gibi,,, “bir şeyi” arzulamak ve “bir şeyin” bilincinde olmak vardır,,, postmodernler niçeden yola çıktılar ama çoğu niçenin bu vurgusunu bilmez ve sanat insana dairdir, nesnel bir sanat yapmaya çabalayarak postmodern intihardan kurtulmaya çalışıyorlar, ama dedim ya saf arzu ve saf bilinç yoktur, sanat o “bir şeyi” tam da çağa uygun olarak kollektif olarak reddedince o şey “sanatçının kendisine” dönüştü, burada yine bir sanat var ama bu türden bir sanatçı sevişmeyi unutsun, mastırbasyon yapıyorum desin,,, aslında bunu dediği anda da çağcıl ifadesine kavuşacak, sorun bunun sevişme olarak arzulanması ve adlandırılmaya çalışılması ve “sonuç yerine” de aptal binaeller ortaya çıkması,,, öznenin dil kökeni (kökenler bazen çok zekice anlamlar sunarlar) hem bireyi hem de türe ait olanı imler,,, kopukluk burada; ve bizim bağladığımız bu,,, bizim bağlamımız bu,,,

    imajla imge arasında kopan bağı, sahteleşen bağı, bağlamak ya da hakiki kılmak (gerçek değil hakiki, basitçe vermekle, aşkla, dostlukla, sevgiyle, sorumlulukla mantığı aşabilir çünkü)))

    bu sadece soyut saf kültürel bir çaba değil, uç noktadaki aşk deneyimlerinin esas gösterdiği şey tüm bu sürece fizyolojinin eşlik etmesi yani somut bir gerçeklik, diğer yandan kültür bu fizyolojinin dürtülerinin oluşması, harekete geçmesi ve sonuca varması için bir katalizör,,, türe ait kültürün (metaforların) (ruhun), türe ait acı ve hazla (doğayla) kavuşması, chuck palahnuik çağda yaşanan bu bölünmenin yarattığı nevrozu aktardı, bunu siklememek bir savunma mekanizmasıdır yani başetme stratejisidir,,, sorunu çözmek değildir,,,

    doğunun varlık tezi, varlığı varoluş olarak tanımladığı için başarılı,,, aksi taktirde buddha yedi yıl acı çekmez ve bu soru sorulmazdı bile,,, buddha çok temel sorunlardan yola çıktı; hastalık, yaşlılık ve ölüm,,,

    batılı aklımızın acısının kökeni ölüme karşı yaşamasıdır, nihai bir yenilgiyle sonuçlanacak şey acıdan başka ne vaad edebilir,,,

    doğunun başarısı ise ölüme rağmen yaşamasıdır, yani ölümü inkar etmesi değil kabullenmesidir (yuvarlak kümeler olarak bahsettim, biraz yumuşatayım terimleri, basit bir insan deneyimi aktarayım; belirli bir süre ömrü kaldığını öğrenen insanlar o noktada ölümle karşılaştıkları için o noktadan sonra yaşamaya başlıyorlar, kaçınılmaz olandan kaçmak yerine kaçınılmaz olanla yüzleştikleri için)))

    psikolojik terimleri çok seven biri değilim, sınırları ve sınırötesini merak eden biri oldum genelde ama hayat deneyimim inkar ve kaçışla bir sonuç üretemedi (demek ki bir sınırla karşılaştım) diğer yandan insanlar üzerine özgürlük ve cesaret söylemi kurmak tam tersi sonuçlar üretebilir, benim mutsuzluğumu ve acımı bırak toplamayı, çarptı bu söylemler; nihai olarak arzulanır olmalarına rağmen,,, bunu şuna benzetiyorum; çocukken kuzenimle beraber atletizme gitmiştim 3-5 ay,,, önce vücudu ısıtıp, esnekleştirirsin, bunu yapmazsan acı çekersin,,, demek ki bizim temel gayemiz bu hazırlık süreci,,, bunun metaforlarını sunmak insanlara, metodlarını sunmak,,, sonra kimi yüz metre koşar, kimi maraton,,,

    uygun kıvam salt varlıktan hoşnut olmak ve varoluşla onu taclandırmak,,, salt varlığımızdan türettiğimiz (güzellik normları başta olmak üzere) bir ton hoşnutsuzluk var ve bence en adi suç bunun sömürülmesi,,, bunun yüzünden o kadar acı çektim ki, aşkı santimle ölçtüm,,, bu acıyı kendime müstahak görüyorum,,, eyvallah,,, ama bu diğer insanlar üzerinde de başarıya ulaşan sömürme yollarını temize çıkartmıyor,,, bazı insanların bir gerçeği ikinci kere deneyimleme imkanları olmuyor,,, o zaman bu manipüle edilmiş bilgi ne yazık ki kaderleri oluyor,,, özellikle cinsel kökenli bu sömürünün çok vahim sonuçları olabiliyor,,, geleneğe ait cinsel tabular yıkıldı ancak cinsellikten hala kimse adamakıllı bahsetmediği için yeni tabular oluştu,,, öyle ki ahh! diyen keşke geleneğin tabusu yaşasaydı diyor,,,

    what is possible,,,

    what is impossible,,,

    bunu kendi tekilliği ve kendi çoğulluğu içinde öğrenmekten başka şansımız yok,,,

    reddetmek de, kabul etmek de sonuç verir,,, inkar etmek değil,,,

    tüm bunları kendime de yazdığımı düşün lütfen,,,

    keşke o dedikleri tarih bitseydi,,,

    reel olan şu,,,

    o tarihi bitirip
    yeni bir tarih başlatmak gerekiyor,,,

    çekilen öncü sancı budur,,, (ilk defa çekilen bir sancı değil, sufiler o tohumu patlatıp çiçek açtılar mesela ama şu anda dönemeyiz,,, geriye dönemeyiz,,, insanın doğası değil, fıtratına ilişkin mükemmel bir miras bıraktılar, şimdi aradığımız içinde bulunduğumuz iklime (çağa) uyan elbisedir,,, kutuplarda çıplak dönülmez, ne de çölde kürkle,,, çoğumuzun bedeni pişerken ya da donarken,,,

    böyle bir dans olmaz, dijital ya da mekanik bir saat daha güzelini bile yapabilir,,,

    bu dans olmaz,,,

    bla! bla! bla!

    dinkin altına yazdım bunları farkındayım,,, ruhunu gerçekten şad etmek için,,, engelleri kaldırmak isteyenlerdendi,,,

    aşkla dansetmek için,,,

    (: (ilk seninle paylaşayım, bu işareti nerede gördüm biliyor musun, James Joyce’un Ulysses’inin geçirili kapağının tutamaç kısmında, içinde:)))

    bir ricam olacak senden, bir yazımı yayınlamanı istiyorum, tam olarak benden bile olmadığı için,,, parantezli imzayı kullanırsan sevinirim,,, 3. kuşak devrim başladı ve ben mesihim ve başkaları da; iki yıl sonra bin mesih bir milyon havari olacak,,, (konumunu belirlersin,,, bir havariydim,,, bunu şunun için yazdım; bunun bir önemi yok,,, sadece insanın bunu kendine sorması ve dürüstçe cevap vermesi gerekiyor,,, mesihlik için elinde uygun bir şey var,,, bu sana metafizik gelebilir,,, çok radikal bir materyalistim,,, sadece benimle değil, pek çok insanla iletişim kuran bir şey var,,, ben çok yoğun alıyorum bunu,,, yorumum şu oldu; bir kadınla beraber bir simge olarak seçildim,,, aşk sonrası egoda tek olduğumu sanıyordum,,, dedim ya inkarı bıraktım,,, buraya da onurla ve şerefle yazarım,,, ben eyvallah derim,,, bana gerçeklerle gelin buna eyvallah derim,,, ne dediğimin farkında mısın,,, tanrı ya da benzeri bir şeyden bahsediyorum,,, çok kritik bir tavırla birleştireceğim bunu,,, tanrının da anlayabileceği asil bir gaye bu,,, tanrısız olarak insan ne kadar insan olabilir,,, çünkü bu öze dair bir şey,,, buyruğa dair değil,,, dolayısıyla özgür bir tercihtir,,, olası bir tanrıya göre çok daha yüksek bir mertebedir,,,

    sonra tanrıyla kavuşursun,,,
    samimi olarak,,,
    sonra,,,

    (.(.(

    Beğen

De ki işte:

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s