İsmet Özel Hakkında

Her İsmet Özel paylaşımı yaptığımda ortaya çıkan unfollow’larım var. Kendilerinin davranışlarını anlamakla beraber, konuyu biraz daha açmaya karar verdim.

Kendisini ilk olarak bir televizyon programındaki açıklamaları ile tanımıştım. “Böyle konuşan bir adam şiir yazsa ne olur, yazdığı şiirden ne olur?” diye düşünmüştüm. Geçen birkaç haftaya kadar da bu düşüncem ve önyargım devam ediyordu. Geçen haftalara kadar şiirlerine dahi bakmamıştım önyargımdan.

Televizyon programlarında, röportajlarda gördüğüm İsmet Özel’i ilk olarak ‘aklı başında eleştirel düşünebilen dindar’ olarak gözlemleyip daha sonrasında düşüncelerinin derinliklerinden gelen sözlerini duydukça ‘ne diyor bu adam yahu?’ modunda şaşkınlıkla izledim.

İlk alıntı İsmet Özel’in ‘aklı başında eleştirel düşünebilen dindar’ kısmından:

Ergenekon davasından maksat dostlar alışverişte görsün

Ergenekon Davası ile faili meçhul cinayetlerin açığa çıkarılacağı söyleniyor, ne dersiniz?

Bu iş, beceriksizce yazılmış, beceriksizce sahnelenen bir tiyatro eseri. Seyirciler de içeri bilet alıp girmemiş… Yoldan toplanmışlar. Şayet, intihar eden kişilerin sorgulanmaları devam etseydi bir şey çıkabilirdi. O yüzden bu Ergenekon’dan hiçbir şey çıkmayacak. Çünkü kendisi yok.

Neden olmayan bir şey var gibi gösteriliyor?

Maksat dostlar alışverişte görsün. Bu toplumu uyutmak için dünya kadar laf söylendi. Bunlardan biri de “derin devlet”tir. Türkiye’de derin devlet diye bir şey yok. Çünkü devletin hiçbir şeyi derin değil; son derece yüzeysel. Ama bu davayla birileri şöyle diyecek: AKP ne yaptı? Gördüğün gibi derin devleti tasfiye etti.

Nazım Hikmet’in vatandaşlığa kabulü de buna dâhil mi?

Tabii. Çetin Altan’a ödül verilmesi de. Yani dostlar alışverişte görsün. Kim bu dostlar? Bütün alıklar!

TRT Şeş?

İzlenmesin diye yapıldı. Sizce kaç kişi izliyor? 1970’li yılların sonlarında Türkiye’de Kürtçü dergiler çıkardı. Bunların Kürtçe yayınlananları satmazdı ama Türkçe yayınlanan Kürtçe dergiler satardı. İnsanlar niye TRT Şeş’i seyretsin? Bir kere o kanalda, “Dur şunu kaçırmayayım” denilecek hangi program var? En fazla Kürtçeden başka dil bilmeyen, okula gitmeyen Kürt çocukları çizgi film seyrediyordur, o kadar!

*kaynak: http://goo.gl/D4h7Z

——-

Taraf gazetesinde yayınlanan röportajından ‘ne diyor bu adam yahu?’ kesiti:

Ermenilerin ve Rumların böyle bir talebi olduğuna inanıyor musunuz hâlâ? Hrant Dink’in bu konuyu “Bu toprağın altında gözümüz var” diyerek çok güzel tanımladı…

Fazlasıyla. O da zaten gözünün olduğu yere gitti.

Bu sözünüz çok provake edici değil mi? Hrant Dink’in sizin tabirinizle “bölücü” olmadığı tüm tarafların üzerinde mütabakata vardığı bir konu…

Hrant Dink, tıpkı 1829’da Yunanistan’ın bağımsızlığını ilan etmesi üzerine Ermenilerin beyanlarına paralel bir beyanda bulundu: “Biz bunların yaptığını yapmayacağız, biz tebayı sabıkayız. Bir toprak tahsis etmek istemiyoruz, biz sadece Türkiye’ye hâkim olacağız… “Türkiye’nin Ermenistan’la birleşmesini elbette tercih ederler. AKP’deki kabine revizyonu buna dönük bir şeydir. Sınırlar seyreltecek, ne olacaksa olacak…

Kriterimiz Müslümanlıksa, Müslüman olduğu halde sorun yaşayan Kürtleri nereye koyuyorsunuz…

Size Türklerin Orta Asya’dan göç ettiğini öğretiyorlar değil mi? Bu Türk Tarih Kurumu’nun uydurduğu bir saçmalık. Bir deniz varmış, kurumuş. Bu kadar saçma, bu kadar dangalakça bir yalan… Kürtler hakkında söylediğiniz her şey Orta Asya’dan dünyaya dağılan Türkler gibi bir şeydir. Kürt meselesi bu yalan üzerine tartışılamaz.

kaynak: http://goo.gl/E0twW

—-

Yukarda tanımladığım İsmet Özel’in iki farklı halini röportajlar okundukça, katıldığı programlar seyredildikçe daha da çeşitlendirilebileceğini düşünüyorum.

İsmet Özel’in röportajlarını okurken bu -kendimce belirlediğim- iki taraf arasında ilginç bir konumda olduğunu düşünüyorum; birincisi genel muhafazakar kesimin doğrularunu/sanrılarını muhafazakar bir gözle eleştirip saygı duyduğum taraf iken, ikinci kısım en sert dincilerden dahi duyamayacağım nitelikte sert ve kesin -doğruluğuna katılmamın mümkün olmadığı- görüşler.

Politik yönü tarafımca gariplikle -ve tepkiyle- karşılaşadursun, şair yönü ise -ister istemez- beni kendisine çekiyor.

6.45 yayınevine ismini veren dizelere sahip Tahrik isimli şiiri mesela:

altıkırkbeşte vapur ve sancı geç saatlerde
eski savaşçılar vesair geçmiyor bulutlardan
çiçek alıp eve götürüyoruz
bunun bir delilik olduğunu bile bile
en ıssız duyguların ucunda karakollar
asmaların altı tuzak ve tuzak caddelerde
külçeler yüklüyüz, çıkmak istiyoruz yokuşu
gözler kısılıp bakılıyor bize.
biliniyor
bizim mahsustan yaşadığımız
biliniyor
şarkıların sırası bizde
biliniyor
hayat bizden razıdır
biliniyor
otların sarardığı yerlerde güneş
kurşunun değdiği tende heves kalmıştır.

Ya da Dişlerimiz Arasındaki Ceset isimli şiiri:

biz şehir ahalisi, kara şemsiyeliler!
kapçıklar! evraklılar! örtü severler!
çığlıklardan çadır yapmak şanı bizdedir.
bizimdir yerlere tükürülmeyen yerler

nezaketten haklılardan yanayızdır hepimiz
sevinmemiz çapkıncadır, ağlatır bizi küpeşteler
yaşamak deriz -oh, dear- ne kadar tekdüze
katliamlar ne kötü be birader

güneş neredeysek orada bulur bizi
ya cünup ve yalancı veya miskin ve ülser.
falımız neyse çıksın diye açarız indeksleri
sayılar bizi bulur, o ayıp işaretler

saframızla kesemizi birleştiren anatomi bilgisi
hadım tarih, kundakçı matematik, geri kafalı gramer
evet bunlar gizlice örgütlenerek alnımıza
verem olmak üretimi düşürür ibaresini çizer

biz şehir ahalisi, üstü çizilmiş kişiler
kalırız orda senetler, ahizeler ve tren tarifesiyle
kimbilir kimden umarız emr-i bi’l-ma’ruf
kimbilir kimden umarız nehy-i ani’l-münker
bize yalnız oğulları asılmış bir kadının
memeleri ve boynu itimat telkin eder.

Şiirlerindeki mor külhani beyi havasını Küçük İskendere benzetme küstahlığı yapmayacağım tabii ki de. İkinci yeni misali özgür -ve oldukça güçlü- imgeler İsmet Özel’in algısından/kaleminden geçerek şiir seven insanların dimağlarında bir yer ediyor.

Gün Turuncu Bir Hayalet Gibi Yükseliyorken isimli şiiri ise İsmet Özel’in imgelerinin gücünü en çok hissettiğim şiiridir.

Yüzüme bak
ve yüzümü hırpala
yüzümü değiştir, dağlı bir anlatım bırak
sen
her hafta oğlunu leğende yıkayan hayat
yaban, diri memelerinden ısırmak
dudaklarındaki tuzu dudaklarıma almak için
çok oldu tepelere vurdum kendimi
bulutlara karıştım ve karanlık kahvelerde
tıraşı uzamış adamlardan
huylarını öğrendim senin.

Muhafazakar duruşuna rağmen sağlam bir eleştirel yönünün oluşu; muhafazakarlarda dahi olmayan, (din, müslümanlık ve türklük hakkındaki) sert ve sınırları kesin görüşleri; şiirinin gücü ve estetiği ile İsmet Özel hakkındaki en manidar sözleri Cemal Süreya söylemiş sanırım:

  “Ondan solcular vazgeçemedi, sağcılar da bir türlü tam sahiplenemedi.”

Reklamlar

“İsmet Özel Hakkında” için 2 yorum

  1. çok güzel… bence daha da detaylandırılabilir. ntv deki programından da alıntılar yapılmalıydı ve tabi sanırım sky tv de tenha ada adlı bir program yapıyolardı ismet özel ile birlikte. alıntı yapılacak ilgin konuşmaları vardı orada. çok bilgilendirici idi…

    Beğen

    1. Çok da fazla ayrıntıya girmek istemedim açıkcası, birer örnekle geçiştirmeyi yeğledim. (Böylece şiirleri ile ilgili kısma biraz daha fazla yer ayırabildim.)

      Beğen

De ki işte:

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s