Haydar Ergülen #1 35C: Taksim- Kocamustafapaşa

O otobüse bir daha biner miyim, bilmem. Şimdilerde, özellikle akşamüstleri,
saat 4-5 sularında en çok düşüyor aklıma. Şurdan Taksim’e yürüsem, Akbil’im de var, nasıl olsa beni bekleyen bir otobüs de var, binsem gitsem… Sonra tutuyorum kendimi, deli olma diyorum, nereye gidiyorsun, bekleyenin mi var?
O otobüsün beni götüreceği bir yer yok artık, gideceğim yerde kimsem de yok, kimsem gitti artık, başka bir otobüse, eski bir köy postasına binip dünyalararası bir sefere çıktı. Keşke…
35C’yi tanımazdım eskiden, orada Taksim Meydanı’nda, artık meydanlığı kalmasa da, duran, homurdanan, dumana boğan yüzlerce benzerinden biriydi benim için. Doğrusu ne gözümde tüterdi onunla yolculuk ne de gönlüme girerdi. Nereye gittiği ise meçhulümdü…
Yaz başıydı, mayısın ilk günleri, hani gitmesek de gidemesek de, genç yaşlı hepimizin aklına, fikrine yolculukların, alıp başını gitmelerin, deli deli filan diyorlar ya öyle esmelerin, gezmelerin, şehre ve evlere küsmelerin düştüğü zaman. Bu kaçıncı cemre sayılır bilmiyorum ama havaya, toprağa, suya düştüğünden çok içimize düşer, düştüğü yerde kalır, içimiz bize küser, biz kime..
kimseye! Kendimiz varken küsecek başkası aranır mı? Aramayın, bulursunuz, ‘küs’ sanırlar, o şahane bencillik hakkınızdan olursunuz!
Her zaman akşamüstleri olmazdı 35 C’ye binip gidişim, bazen akşam 7-8-9 suları gibi dönüşüm de olurdu, Haliç’in üzerinde batan güzel güneşi, suları seyrederek, mavi bir adama biraz daha mavilikler, iyilikler dileyerek dönerdim onunla mahalleme.
Mayıs ve bütün bir haziran 35 C ile yolculuk etmenin mutluluğunu yaşadım. Çünkü onunla gittiğim günler babam çok kötü değildi, gazete isterdi, çorba isterdi, tatlı isterdi, dondurma istediği bile olmuştu, bilirdim ki bugün de 35 C: Taksim-Kocamustafapaşa otobüsünden Cerrahpaşa durağında ineceğim, babamı yine göreceğim. İyilik otobüsüydü o. Beni babama kavuşturuyordu. Bazı akşamüstleri, kimsenin beklemediği bir oda, artık kimsenin gitmediği bir hasta, onun suçu yok ama ben küstüm: 35 C Taksim-Kocamustafapaşa. Artık beni bekleme. Gidecek kimsem yok, dönecek kimsem yok, hem bana inanma, küsecek kimsem de yok!

Reklamlar

De ki işte:

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s