Ve

Nurullah Ataç, “ve” bağlacına kafayı takmıştı. Çoğumuza “ve” Türkçe’de vazgeçilmez gibi gelir; oysa Ataç, Türkçe’nin yapısına aykırı bulduğu bu bağlacı tamamıyla çöpe atmak istiyordu. Virgül kullanmayı ya da cümleleri “ve”siz kuracak bir anlayışta yazmayı öneriyordu.

Fethi Naci de bir yazısında Sait Faik’in öykülerinde “ve”yi ayıklamasından takdirle söz eder.

Haksız mıdır? “Ve” aslında içi boş bir bağlaçtır. Kavramları bitiştirir ama aralarında bir bağ kurmaz. Virgüle karşı bir ses üstünlüğü vardır elbette. Hepsi o mu? Önemsiz bazı şairler için kurtuluştur. Alelade cümleleri “şiir gibi” yapmaya yarar.

Kısacası “Ve” sadece bir edadır. Ataç’ın belirlediği gibi aslında gereksizdir. Yine de ben kolayca kurtulamadım bu boş bağlaçtan. İşsiz bir akraba gibi. Beklenmedik zamanlarda karşıma çıkar, kapımı çalar, geri çevirmek olmaz. Zaten alışkanlıkları çıkarınca ne kalır bir insandan geriye, değil mi? Sonuçta hepimiz içi boş bir “Ve”nin bir araya getirdiği, birbiriyle bağı kurulmamış bayağı şeylerden oluşuyoruz.

Selçuk Orhan.

not: metin http://www.afilifilintalar.com/index.php/ve adresinden alıntıdır.

Reklamlar

De ki işte:

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s